Logo - Üniversiteni Tanıt Logo - Üniversiteni Tanıt

Üniversiteni Tanıt, öğrencilere kaliteli içerikler sunarak faydalı bilgiler sağlar.

Üniversiteni Tanıt Youtube Kanalına Abone Ol

Öğrenciler için faydalı içeriklerimizden haberdar olmak için abone ol

Kanala Git

©2023 Üniversiteni Tanıt

E-Mail Gönder
Postmodern Ne Demek? Postmodernizm Nedir?

Postmodern Ne Demek? Postmodernizm Nedir?

20. yüzyılın ikinci yarısında tüm dünyada etkisini hissettiren postmodernizm, modernizmin bir tepkisidir. Postmodern ne demek, postmodernizm nedir, inceledik.

Nedir GOOGLE Abone Ol 313 0 2 ay önce 2 ay önce

Postmodern, kelime anlamıyla “modern sonrası” demektir. Ancak bu sadece zaman dilimiyle sınırlı değil; aynı zamanda düşünce yapısı, kültür ve sanatta bir değişimi, bir evrimi ifade eder.

“Postmodern” Derken Ne Anlamalıyız?

“Postmodern” terimi, genellikle modernizmin bittiği ve yeni bir dönemin başladığı zaman dilimini tanımlar. Bu dönem, modernizmin kesinlik, objektivite ve evrenselliğini sorgulamaya başlamış, çoklu gerçekliklerin varlığını kabul eden bir yaklaşıma geçiş yapmıştır.

Postmodernizmin Çok Yönlü Dünyası

Postmodernizm, modern düşüncenin evrensel doğruluklarına, tarihsel sürekliliklerine ve büyük anlatılarına karşı bir tepki olarak doğmuştur. Dil, bilgi ve toplumsal yapılar konusunda temel sorgulamalar getirir.

Postmodernizmin Estetik Dansı

20. yüzyılın ortalarında, modernizmin baskın düşüncelerine, estetiğine ve anlayışına tepki olarak doğan postmodernizm, sanatı ve kültürü yeniden şekillendirme iddiasında bulunmuştur.

Postmodernizmin Rüzgarı; Akımın Kökenleri

Postmodernizmin kökleri, II. Dünya Savaşı sonrası Batı toplumlarında, modernizmin vaatlerine duyulan hayal kırıklığına dayanır. Modernizmin evrensel iddialarının yerine, postmodernizm göreliliği ve çeşitliliği öne çıkarır.

Modern ve Postmodern Arasında Bir Köprü

Modern düşüncenin kesinlik ve evrenselliğine karşın, postmodernizm subjektiviteyi, göreliliği ve çeşitliliği benimser. Tek bir gerçeklik anlayışının aksine, postmodernizm çoklu gerçeklikleri savunur.

Postmodernizmin Düşünce Devleri

Dünya düşünce tarihinde postmodernizmin öncüleri arasında;

Julia Kristeva

Bulgar-Fransız filozof, psikanalist ve yazar olan Kristeva, semiyotik teorileri, dilin yapısı ve cinsiyet üzerine yaptığı çalışmalarla tanınır. “Revolution in Poetic Language” (Şiirsel Dilin Devrimi) adlı eserinde, dilin sembolik ve yarımsal yapısını inceleyerek postmodern bir bakış açısı sunar. Kristeva, özellikle “chora” kavramıyla bilinir; bu, anlamın sürekli olarak yeniden üretildiği, dilin öncesindeki bir alanı temsil eder.

Donna Haraway

Bilim ve teknoloji çalışmalarında tanınan bir isim olan Haraway, “A Cyborg Manifesto” (Bir Siborg Manifestosu) adlı eserinde postmodern feminizmi ve teknolojinin cinsiyet üzerindeki etkilerini ele alır. Haraway, insanın ve makinenin birleştiği siborg kavramını, cinsiyet sınırlarının aşılması ve yeniden tanımlanması bağlamında kullanır.

Luce Irigaray

Filozof, dil bilimci ve psikoanalist olan Irigaray, cinsiyetin dildeki temsilini eleştirel bir şekilde inceleyerek feminizm ve postmodernizm arasında köprü kurar. “Speculum of the Other Woman” (Öteki Kadının Speculumu) adlı eserinde, Batı felsefesinin kadını nasıl dışladığını ve nasıl bir “öteki” olarak tanımladığını eleştirir. Irigaray’ın çalışmaları, cinsiyet, dil ve anlamın postmodern bir bakış açısıyla nasıl ele alınabileceğini gösterir.

Bu kadın düşünürler, postmodernizmin temel konseptlerine, özellikle de cinsiyet, dil ve anlam konularına yaptıkları özgün katkılarla bu akımın derinleşmesine ve genişlemesine yardımcı olmuşlardır.

Jacques Derrida

Postmodern düşüncenin en etkili filozoflarından biri olan Derrida, "yapıbozumculuk" (deconstruction) adını verdiği yaklaşımıyla tanınır. Derrida için dil, sabit bir anlam taşımaz; metinler arasında sürekli bir kayma vardır. Bu sebeple, bir metni tam anlamıyla çözümlemek imkânsızdır. Derrida'nın bu yaklaşımı, edebiyattan felsefeye, kültürel çalışmalardan hukuka kadar birçok alanda etkili olmuştur.

Jean-François Lyotard

Postmodern teorinin önde gelen isimlerinden biri olan Lyotard, "Postmodern Durum" adlı eseriyle tanınır. Lyotard'a göre postmodernizm, büyük anlatıları (metanarratives) reddederek yerel ve özgül anlatılara yönelir. Bu, toplumun her bir bireyinin kendi gerçekliğini, kendi anlamını yaratmasına olanak tanır.

Fredric Jameson

Kültürel eleştirmen ve teorisyen olan Jameson, postmodernizmi kapitalist toplumun bir aşaması olarak değerlendirir. "Postmodernizm ya da Geç Kapitalizmin Kültürel Mantığı" adlı eserinde, postmodernizmin ekonomik, sosyal ve teknolojik değişikliklerle nasıl ilişkilendiğini inceler. Jameson'a göre postmodern kültür, tüketim toplumunun ve medyanın baskın olduğu bir aşamayı yansıtır.

Onların yaklaşımları, postmodern düşüncenin nasıl bir dönüşüm geçirdiğini ve modern düşünceye nasıl bir tepki olarak ortaya çıktığını anlamamızda bize yardımcı olur.

İnceleyin: Refik Anadol Kimdir?

Türkiye’nin Postmodern Rüzgarı: Ülkemizdeki Akımın İzleri

Türkiye’de postmodernizm, 1980’lerin sonlarına doğru edebiyat, sanat ve felsefe alanlarında etkisini göstermeye başlamıştır. Bu dönemin Türk edebiyatındaki eserleri, postmodern yaklaşımla yazılmış metinlerin zenginliğini yansıtır.

Asuman Susam

Türk edebiyatının postmodern özellikler taşıyan şairlerindendir. Susam, şiirlerinde dilin sınırlarını zorlar, klasik şiir yapılarından saparak okuyucuyu sürekli bir arayışın içine çeker. Anlamın sürekli kayganlaştığı, metin içerisinde farklı metinlere göndermeler yapan yapılarıyla postmodern bir bakış açısını benimser.

Leyla Erbil

Roman ve öykülerinde postmodern teknikleri başarıyla kullanan bir yazardır. "Karanlığın Günü" romanı gibi eserlerinde klasik anlatı yapılarından saparak, kırık dökük anlatılar ve iç içe geçmiş hikayelerle okuyucuyu farklı bir okuma deneyimine davet eder. Erbil, kadın kimliği, bireysellik ve toplumsal normlar arasındaki gerilimi postmodern bir dilde ele alır.

İnceleyin: En Çok Dinlenen Radyo Kanalları ve Frekansları

Pınar Kür

Eserlerinde tarihsel olayları, bireysel hafızayla birleştirerek anlatan Kür, "Yarın, Yarın" gibi romanlarında postmodern anlatı tekniklerini kullanır. Hafıza, aidiyet ve kimlik kavramları etrafında kurduğu hikayelerde gerçek ile kurgunun sınırlarını belirsizleştirir.

Bu kadın yazarlar, Türk edebiyatına postmodernizmin özgün yansımalarını sunarak, bu alandaki tartışmalara yeni perspektifler kazandırmıştır.

Ahmet Hamdi Tanpınar

Türk edebiyatının modern ve postmodern arasında köprü kuran isimlerinden biridir. "Huzur", "Saatleri Ayarlama Enstitüsü" gibi eserlerinde zaman kavramı, bireyin iç dünyası ve modernleşmenin getirdiği çatışmalar üzerine derinlemesine analizler sunar. Tanpınar, geleneğin ve modernliğin kesişim noktasında, bireysel ve toplumsal hafızanın postmodern bir bakış açısıyla nasıl ele alınabileceğini gösterir.

Murathan Mungan

Postmodern edebiyatın Türkiye'deki temsilcilerinden biridir. Öykülerinde ve şiirlerinde cinsiyet, kimlik, aidiyet gibi konuları çok katmanlı bir şekilde işler. Geleneksel anlatı yapısından saparak, metin içinde metin, kırık dökük anlatılar ve intertekstüellik gibi postmodern teknikleri kullanır.

Orhan Pamuk

Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, postmodern özellikleri taşıyan romanlarıyla tanınır. "Kara Kitap", "Benim Adım Kırmızı" gibi eserlerinde tarih, hafıza, kimlik ve anlam arayışı gibi konuları işlerken klasik anlatı yapılarından sapar. Karakterler arasındaki sınırların belirsizleştiği, metin içinde metinlerin bulunduğu ve okuru sürekli olarak sorgulamaya iten yapılarıyla Pamuk, Türk edebiyatında postmodernizmin öncülerindendir.

İnceleyin: Dünyanın En Ünlü Tabloları Ve Hikayeleri

Postmodernizm nedir?

Postmodernizm, modernizmin eleştirisini yaparak, her türlü mutlak gerçeği sorgulayan ve çoklu perspektiflere vurgu yapan bir düşünce akımıdır.

Postmodernizmin temel özellikleri nelerdir?

Postmodernizmin temel özellikleri, metanın (metinlerin) önemini vurgulaması, grand anlatılara karşı şüphecilik, tüketim kültürünün etkisi, geçmiş referanslarının yeniden kullanımı ve hiyerarşik yapıların reddedilmesidir.

Postmodernizmin tarihçesi nedir?

Postmodernizm, 20. yüzyılın ortalarında modernizmin eleştirisi olarak ortaya çıkmıştır. İlk olarak mimaride ve edebiyatta belirmiş, daha sonra diğer alanlara yayılmıştır.

Postmodernizm neden önemlidir?

Postmodernizm, toplumsal, kültürel ve sanatsal alanda büyük bir etki yaratmıştır. Sorgulayıcı bir perspektif sunarak, farklı düşünce biçimlerine ve çoklu kültürel perspektiflere değer verir, bu da daha kapsayıcı bir toplumsal anlayışın gelişmesine katkı sağlar.

İçeriği Paylaş
Toplam Yorum: 0
Yorum Bırak
*İçeriğe yorum yazabilmek için üye olmanız gerekmektedir.